İş Kazası ve Meslek Hastalığında İşverenin Sorumluluğu

29 Nisan 2019 0 ile smsadmindoser
Bu yazımızda iş kazası ve meslek hastalığı konusundaki örnek yargı kararlarından yola çıkarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda hukuksal anlamda işverenin sorumluluğu incelemelerine yer vereceğiz.
1. İşverenin sorumluluğunun hukuki niteliği
İşverenin işçiyi gözetme borcunun en önemli uygulamalarından birisi iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğün kapsamı ve sınırlarının belirlenmesinde Yargıtay?ımız 21. Hukuk Dairesi, insan yaşamının kutsallığından hareket ederek kanımızca da en isabetli başlangıç noktasını tespit etmiştir. Nitekim göreve giderken ıslak ve kaygan yolda iniş sırasında frenlerinin tutmaması sonucu geçirilen kaza neticesinde işçinin hayatını kaybetmesi üzerine mirasçılarının açtığı maddi ve manevi tazminat davasına konu 7.2.2006 tarihli kararda (21 HD., E. 2005/13299, K. 2006/810, Legal-İSGHD, 2006, S. 11, s. 1059-1062; aynı yönde 7.7.2006 E. 2006/7203, K. 2006/7547, Çalışma ve Toplum, 2007/3, 14, s. 343-344) kusur bilirkişi işverenin teknik arızadan dolayı kusurunun bulunmadığı ancak 2198 sayılı yasanın 85. ve Borçlar Kanununun 55. maddeleri gereğince işverenin sorumlu olacağı sonucuna varmıştır. 21. Hukuk Dairesi haklı olarak anılan hükümler çerçevesinde işverenin sorumlu olduğunun doğru olduğunu, ancak davalı işverenin kusura dayanan sorumluluğunun bulunmadığının kabulünün doğru olmadığını belirtmiştir.
Özel Daire çok yerinde bir değerlendirme ile ?İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.? diyerek, somut olaya karışan aracın 1982 model olup olay tarihinde 15 yaşında olduğu, periyodik bakım ve kontrollerinin yapıldığına ilişkin işverence herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, işyerinde alınması gerekli önlemler alınsaydı ve aracın bakımları düzenli olarak yapılsaydı, ekonomik ömrü dolan araçlar yenilenseydi olayın meydana gelmeyeceğinden hareketle kusur raporunun hükme dayanak alınmasının yerinde olmadığı kanaatine varmıştır. Kanımızca da Daire kararı yerindedir.
2. Uygun illiyet bağı
21. Hukuk Dairesinin 11.7.2006 tarihli kararına (21. HD., 11.7.2006, E. 2006/8173, K. 2006/7907, Legal-İSGHD, 2007, S. 13, s. 384-385) kararına konu olayda gazete muhabiri işçi, gazetede basılan haber ve haber başlığı nedeniyle işyerinden ayrıldıktan sonra saat 22.00 sularında evinin önünde üçüncü kişiler tarafından silahla yaralanarak, iş kazası sonucu % 23,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiştir. Bilirkişi raporunda azmettirenler ve silahla yaralayan kişiler kusurlu bulunurken, davalı işverenin adı geçen olayda kusuru bulunmadığı belirtilmiş ve ilk derece mahkemesi de bu yönde karar vermiştir.
Özel Daire, ?Ancak bilirkişilerin maddi olaya ve işverenin kusursuzluğuna ilişkin değerlendirmelerinin dosya kapsamına uymadığı görülmektedir. Somut olayda davalı işverenin davacıdan mesai saatleriyle sınırlı olmaksızın görev beklediği, hatta fazla mesai talebinin işverence yazılı bildirilmesine yönelik davacı isteminin gazetecilik görevinin 24 saat olduğu H. mesai içinde ve dışında meydana gelebilecek her türlü olayda muhabirinin yanında olacağı belirtilerek işverence reddedildiği, davacının gazetede yayınlanan haber ve yorumlar nedeniyle tehdit edildiğine dair başvurularının ve gelen telefonların yönetimce ciddiye alınmadığı, davacıya yönelik saldırıya yazıların içeriğinden çok haberin veriliş biçiminin ve haber başlıklarındaki ifadelerin etkili olduğu ekli ceza davalarına ait dosyaların içeriğinden bilgi, belge ve delillerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da işverenin önceden öngörebileceği bir olayın söz konusu olmadığına dair bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğu ortadadır. “İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin, işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.? biçiminde, bilirkişi raporunda işyerinde ve yapılan işin niteliğine göre gerek işyerinde gerekse gazete muhabirinin görev yaptığı alanlarda ve zararlandırıcı sigorta olayının meydana geliş biçimi gözetilerek davacının evinden işyerine işyerinden evine gidip gelirken uygulanması gereken iş sağlığı güvenliği önlemlerinin belirtilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu yazımızda iş kazası ve meslek hastalığı konusundaki örnek yargı kararlarından yola çıkarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda hukuksal anlamda işverenin sorumluluğu incelemelerine yer vereceğiz.
1. İşverenin sorumluluğunun hukuki niteliği
İşverenin işçiyi gözetme borcunun en önemli uygulamalarından birisi iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğün kapsamı ve sınırlarının belirlenmesinde Yargıtay?ımız 21. Hukuk Dairesi, insan yaşamının kutsallığından hareket ederek kanımızca da en isabetli başlangıç noktasını tespit etmiştir. Nitekim göreve giderken ıslak ve kaygan yolda iniş sırasında frenlerinin tutmaması sonucu geçirilen kaza neticesinde işçinin hayatını kaybetmesi üzerine mirasçılarının açtığı maddi ve manevi tazminat davasına konu 7.2.2006 tarihli kararda (21 HD., E. 2005/13299, K. 2006/810, Legal-İSGHD, 2006, S. 11, s. 1059-1062; aynı yönde 7.7.2006 E. 2006/7203, K. 2006/7547, Çalışma ve Toplum, 2007/3, 14, s. 343-344) kusur bilirkişi işverenin teknik arızadan dolayı kusurunun bulunmadığı ancak 2198 sayılı yasanın 85. ve Borçlar Kanununun 55. maddeleri gereğince işverenin sorumlu olacağı sonucuna varmıştır. 21. Hukuk Dairesi haklı olarak anılan hükümler çerçevesinde işverenin sorumlu olduğunun doğru olduğunu, ancak davalı işverenin kusura dayanan sorumluluğunun bulunmadığının kabulünün doğru olmadığını belirtmiştir.
Özel Daire çok yerinde bir değerlendirme ile ?İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.? diyerek, somut olaya karışan aracın 1982 model olup olay tarihinde 15 yaşında olduğu, periyodik bakım ve kontrollerinin yapıldığına ilişkin işverence herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, işyerinde alınması gerekli önlemler alınsaydı ve aracın bakımları düzenli olarak yapılsaydı, ekonomik ömrü dolan araçlar yenilenseydi olayın meydana gelmeyeceğinden hareketle kusur raporunun hükme dayanak alınmasının yerinde olmadığı kanaatine varmıştır. Kanımızca da Daire kararı yerindedir.
2. Uygun illiyet bağı
21. Hukuk Dairesinin 11.7.2006 tarihli kararına (21. HD., 11.7.2006, E. 2006/8173, K. 2006/7907, Legal-İSGHD, 2007, S. 13, s. 384-385) kararına konu olayda gazete muhabiri işçi, gazetede basılan haber ve haber başlığı nedeniyle işyerinden ayrıldıktan sonra saat 22.00 sularında evinin önünde üçüncü kişiler tarafından silahla yaralanarak, iş kazası sonucu % 23,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiştir. Bilirkişi raporunda azmettirenler ve silahla yaralayan kişiler kusurlu bulunurken, davalı işverenin adı geçen olayda kusuru bulunmadığı belirtilmiş ve ilk derece mahkemesi de bu yönde karar vermiştir.
Özel Daire, ?Ancak bilirkişilerin maddi olaya ve işverenin kusursuzluğuna ilişkin değerlendirmelerinin dosya kapsamına uymadığı görülmektedir. Somut olayda davalı işverenin davacıdan mesai saatleriyle sınırlı olmaksızın görev beklediği, hatta fazla mesai talebinin işverence yazılı bildirilmesine yönelik davacı isteminin gazetecilik görevinin 24 saat olduğu H. mesai içinde ve dışında meydana gelebilecek her türlü olayda muhabirinin yanında olacağı belirtilerek işverence reddedildiği, davacının gazetede yayınlanan haber ve yorumlar nedeniyle tehdit edildiğine dair başvurularının ve gelen telefonların yönetimce ciddiye alınmadığı, davacıya yönelik saldırıya yazıların içeriğinden çok haberin veriliş biçiminin ve haber başlıklarındaki ifadelerin etkili olduğu ekli ceza davalarına ait dosyaların içeriğinden bilgi, belge ve delillerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da işverenin önceden öngörebileceği bir olayın söz konusu olmadığına dair bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğu ortadadır. “İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin, işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.? biçiminde, bilirkişi raporunda işyerinde ve yapılan işin niteliğine göre gerek işyerinde gerekse gazete muhabirinin görev yaptığı alanlarda ve zararlandırıcı sigorta olayının meydana geliş biçimi gözetilerek davacının evinden işyerine işyerinden evine gidip gelirken uygulanması gereken iş sağlığı güvenliği önlemlerinin belirtilmesi gerektiği belirtilmiştir.